Affetmek Sonucu Değiştirir ve Aslında Başlangıcı da

Affetmek, ne uzun yol değil mi?
‘’Seni asla affetmeyeceğim’’ , bu cümleyi hepimiz kullandık, belki bir ömür boyu.
Zannettik ki affetmeyince , O kişiyi kendimizden mahrum edince, dağlar yıkılacak, sular olduğu
yerde kaynayacak, hava bir daha hiç ısınmayacak.
Aslında oldu bu ama karşımızdaki kişi ya da kişilere değil.
Bize..

Önümüze çıkan hiç kimseyi atlamadan ille de affetmedik, hey seni bu yüzden affetmeyeceğim, seni şu
yüzden, seni de bu yüzden.. Oh mis. Ne güzel oldu.. Oldu mu, hayır olmadı..
Ee niye olmadı(!)
Çünkü sistem öyle çalışmıyor, neyse ki kollektif bilinç uyandı.
‘’Vay arkadaş ‘’,dedi..
Buraya kadar okuduysan, sen de ‘’vay arkadaş’’ ya da buna benzer bir cümleye varmış olmalısın, işte
tam da bu kısımdan sonra yola devam etmelisin.
Dünyanın bir okul olduğunu anladığım gün, hafiflemiştim.
Oh, dünyayı ben yönetmiyorum, her şeye yetmek zorunda değilim , bu kadarım ve olduğum kadarı
ile harikayım. Dünya bir okul , ben sadece öğrenciyim. Her gün yeni bir deneyime uyanıyorum, her
olay ve olaylara gösterdiğim tepki benim derslerim, aynı tepkileri göstermek aynı olayı kendime
çekmekten başka bir işe yaramıyor(yaşasın Einstein, tam olarak ne demek istediğini beş yıl önce
anladım , ol’sun ) o halde farklı bir çözüm bulmalıyım.
İnsanlar benim hayatımdan geçiyor, demek ki ben de onların hayatından geçiyorum, o zaman kızacak
bir şey yok, o zaman dünya benim bakış açıma göre şekilleniyor, o zaman aslında dışarıda kimse yok.
Peki , şimdi ne öğrendim ve ne öğreniyorum şu an?
Bu dersi nasıl geçerim.?
Çok eğlenceli değil mi.?
Ne demiş üstad:
“Aslında hiçbir şey iyi veya kötü değildir. Her şey bizim onlar hakkında ne düşündüğümüze bağlıdır.”
William Shakespeare
Bir danışanım şöyle demişti:

’’Niye affedeyim, affedersem havalara girer.’’
Bilmesi gerekmiyor niye söyleyesin ki, dedim.
Sen içinden affet, sonsuz kez affet hatta sevgi yolla yapabilirsen.
Kimsenin bir şey bilmesine gerek yok, isterseniz söyleyebilirsiniz de, inanın bu çok daha
rahatlatıcı.(Aslında bilmesini istemiyorsanız hala içinizde bir yerlerde O’nu kendinizden önemli
yapıyorsunuz)
Hey, seni affediyorum.. Saçımı çektiğin için ya da arkamdan itip düşmeme neden olduğun için ya da
korkutmaya çalıştığın için. Çünkü sen bunları yapmasan, ben kendime kavuşmaya daha da geç
kalacaktım. Gücümü ve cesaretimi hiç göremeyecektim, kalkıp gözyaşlarımı sildiğim an yeniden
başlamanın hazzına varamayacaktım, bunlar benim kendime yaklaşmam için dünyanın bana sunduğu
derslerdi ve artık öğrendim, senin hiç suçun yoktu, bunların olmasına ben izin verdim, kendimi ve seni
affediyorum, yolun açık olsun..
ŞİMDİ.
Bir derin nefes alın ve izin verin , akıp gitsin o enerji içinizden. Olanın olmasına ve en çok kendinize
izin verin.
Okurken ya da söylerken bile ne kadar hafiflediniz değil mi.?
Size bir sır vereyim, affedebildiğiniz zamandan sonra ki anlar size ödül olarak dönecek ; hey
başardınız artık o dersi geçtiniz, artık o frekansta değilsiniz, bırakmayı ,tutunmamayı öğrendiniz.
DENGE.
Benim en sevdiğim sözcüklerden, tekrar okuyalım, yazalım ve yaşayalım: ’’Denge’’
Bir terazide gibi düşünün kendinizi, siz ve kalbiniz olsun karşınızda.. Kalbinizde yükler hafifledikçe
(affettikçe) dengeye geleceksiniz.
Mış mış yatağa girdiğiniz an uyuyacaksınız, hiçbir şey düşünmeye gerek yok, endişelenmeye gerek
yok, çünkü her şey olması gerektiği gibi. Yarın yeni derslere uyanacak ya da bitiremediğiniz derslere
geri döneceksiniz aynı ya da farklı insanlarla. Uyandıysanız, ’’neden bunu çektim kendime’’
diyeceksiniz, çözüm üreteceksiniz , sevginin ve affetmenin gücünü deneye-yanıla öğrendikçe de
hafifleyeceksiniz. Ne kolay değil mi .?
Değil diyenleriniz için de, çözüm buldum. Bununla ilgili bir dolu metot ve uzman var, yardım
alacaksınız, yine iş sizde bitecek, fenerler sadece yolu açar, unutmayın.
Yol, sizin.
‘’Bu aşk burada biter iyi günler sevgilim
Ve ben çekip giderim bir nehir akıp gider’’
Ataol Behramoğlu

Şair ne güzel söylemiş, çekip giderken iyi dileklerini, gerçekten de o nehir akıp gider, biz zamanın o
anında kalsak da..
Hayat, bir nehir gibi akıp gidiyor, siz oradan ne tür güzellikler koydunuz kalbinize, ona bakın. Gerisi mi
affedin gitsin, o dersler çoktan bitti.
Yaşam gücüm ve sevgimle, aşkın ilhamıyla, okudukça şifa olsun bütüne, diye yazdım.

Sibel Eşiyok

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir