Aşk

CANIM  ‘’AŞK’’  OLUNCA DURUR DÜNYA

Bir keresinde aşık olmuştum dünya durmuştu.

Aşık olunca çünkü, dünya durur burada, dönmez artık. Sırlar sır olmaktan çıkar, ne varsa kalbinizde dökülür gelir bağrınızdan koparak bir şelale gibi, sanırsınız ki tüm o yaralarınız o içlenmeleriniz bir sözü bir gülüşü ile çözülecek, iyileşecek. İyileşmek için biraz da aşık oluruz, hoş öyle bile isteye aşıkta olunmuyor en azından benim cephede, böyle pat diye birdenbire tüm evren işbirliği yapmışçasına ne varsa hop önünüze dökülüyor.

Siz kilitlerinizi çözmeye çalışırken bir güçle kalp çakranızdan mühürlenip akıp gidiyorsunuz, aşk öyle bir hal alıyor ki O’nu da geçiyor.  

Tüm kapılardan süzülüyor aşk ,  saydam bir kova üzerinize su döküyor gibi, yerler ve gökler birleşip gizli bir şarkı gibi kımıldıyor içinizde. Bahçenizde kiraz ağacı bile dile geliyor aşık olduğunuzda.

Ölesiye bir merak içine düşüyorsunuz,

ne sever,

ne sever,

ne sever.

İçten içe beni sever demiyor mu o ses, evet beni sever çünkü ben de O’nu severim, ne muhteşem.

Önünüze serilmiyor mu  uçan halı, meleklerin kanatlarında an be an tüm yolculuklar gerçekleşmiyor mu sevgiliyi var eden her zerreye , ne derlerse desinler etrafınızdaki kalabalıklar   gülümsemiyor musunuz insanlara, daha bir ustaca tutmuyor musunuz ‘’MUTLULUĞUN RESMİ’ni’’  yaparken fırçayı, notalara ayrı değmiyor mu parmaklarınız ‘’FİKRİMİN İNCE GÜLÜ’nü’’ çalarken , hep izlediğiniz o aşk filmini başka bir bakış açısıyla izlemiyor musunuz, değiştirmiyor musunuz o mutsuz sonları dizilerde..  Olur olmaz anlarda O(AŞK)  yüz km uzakta da olsa, size seslendiğini duymuyor musunuz? Adınızın önüne yeni bir sıfat koyduğunu ’’canım’’ dediğini, herkesten duyduğunuz o ‘’canım’’ sözcüğü başka bir boyuttan düşmüyor mu  kulaklarınıza   S e v g i l i katıldı diye yaşam oyununuza..

Aşk sizin yaşamla aranızda kurduğunuz (aslında kendinizle aranızda kurduğunuz) en derin bağdır. Çünkü siz derinlerinizde olan, fakat henüz bulamadığınız ya da bilemediğiniz , kendinizle ilgili yansımalara aşık olursunuz, gerçekte olan budur. İnsan kısıtlı idraki gereği bunu aynada görmezse anlayamaz.

 İşte o ayna AŞKTIR.

Bunları okurken, aşık olduğumu düşünüyorsunuz (okuyan yanılmaz 🙂 ) ben zaten aşık olarak dünyaya gelmişim, içimdeki bu büyük aşkı kiminle paylaşacağımı bilmiyordum sadece, türlü denemelerim oldu tabi yaşam yolumda.

  • O kadar büyüktü ki içimdeki kalp yayılmak  , coşmak, kapılmak istiyordu başka bir ruhun evine , birkaç gören bazı canım insanlar J kaçtı elbet, insan bilmediğinden korkar da ondan kaçarmış  ,sonra anladım bunu ben.
  • Kaçınılmaz son 🙂 o zamanlar anlayamamıştım karşımdakine alan açmam gerektiğini, O’na da izin vermem gerektiğini beni sevebilmesi için, o kadar veriyordum ki sevgimi kalbimin tüm sesini , Sevgiliye yer kalmıyordu, yazar burada bilgiye doymak bilmeyen danışanlarına bir şeyler çıtlatıyor olabilir, dikkat kesilin şimdi 🙂

Karşınızdakine kendini ifade etmesi için alan açmazsanız, o an buhar olur.

Sonra..

Çok seviyordum,  çok ilgileniyordum  ansızın beni bırakıp gitti,  hop ‘’kurban rolü tuzağı’’ içine düşüş seyri .

Niye gitti acaba 🙂 anlatabildim mi şimdi .

İlişkilerinizde kendiniz olmazsanız yine buhar oldu o an, bitti.

Kendimiz olmak ne demek  hatırlayalım .

Hepimiz kendimizi gerçekleştirmeye geldik dünya okuluna.

Saydam olunca müthiş huzurlu olmuyor musunuz, içinizdeki o naif ses dışınızda olunca  böyle kalbinizin aynası olarak yalansız , duru , basit ve yalın olduğunuzda ve  geceyi şahit yaptığınızda kendinize o uykuya daha rahat dalmıyor musunuz ,tatlı gülümsemelerle gitmiyor musunuz ışıklı rüyaların koynuna.

Ayıldıkça ve uyandıkça, ‘’ El’alem ne  der ‘’ eşiği çoktan geçildi sanıyorum, zerre umurumuzda değil, ne demişti Şair :

‘’Benim gizli bir bildiğim var, benim dengemi bozmayınız’’

Bir de şu erkeklerin beynimizi okumalarını sanma, yanılgısını da bir denize atalım, Size kötü bir  haberim var; okuyamıyorlar, bak bu da tartışılır belki de iyi haber 🙂 nerden baktığımıza bağlı,

 İşte;

Şuna alınacağımı nasıl bilmez,

Nasıl bu kadar düşüncesiz olabilir,

Niye olmasın ki O  şu  kadar, sen de bu kadarsın, olduğu gibi kabul etmeyi denersen dönüşebilir belki durum, bir de böyle dene.

Erkekler de bir dönsün yüzünü buraya şimdi , kadınları kısıtlamaktan ya da değiştirmeye çalışmaktan vazgeçin, kadın doğurgan, üretken, yayılan bir enerjiye sahip, O’nu kısıtlayamazsınız , bunu denemeye kalkarsanız ,neler olur biliyor musunuz  bakın  doğa ana bile dişil ve hiç unutmuyor ona yaptıklarımızı bilmem anlatabildim mi 🙂

Bir an’a kapılmak ne büyülüdür oysa ,  rüzgar size seslenir adınızla aşık olduğunuzda bunun tadını çıkarmak ne büyük armağan, eski enerjileri eski kalıpları bırakmanın zamanı çoktan geldi, artık başka ana fikirler var kafamızda, aklımız çoktan hizalandı kalbimizle.

Aşık olduğunuzda o An’ın içinde durur dünya, tüm evren saygı ile eğilir iki kalbin arasında, tamamlanmak çağına geldiğinde ruhlar.

Hah ne diyordum:
Bir keresinde aşık olmuştum ,
Durmuştu dünya.
Canım AŞK.

Sibel Eşiyok

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir