Durma Parla!

Kalbinizin parlayan, parlamak isteyen parçalarına sesleniyorum bu sefer.

Aslında hepimiz dünyaya bir muhteşem yanımızı göstermek bunu parlatmak için geliyoruz. Zaman geçtikçe de bu muhteşem yanımızı unutup başkalarının muhteşem yanlarını fark ederek onlara hayran olmaya başlıyoruz. Kimse de demiyor bize kendi parçanı ne zaman bulacaksın diye?

Ne yazık ki seçtiğimiz coğrafya, güzelliklere sürekli ayna tutan bir coğrafya değil. Hatta çoğu zaman güzelliklerin üstünü sıkı sıkı kapatan bir yerde yaşamayı seçmişiz. Biliyorsunuz bir inanca göre geldiğimiz yeri biz seçiyoruz, sanırım Türkiye’den bize ruhlar aleminde bahsederken; üç tarafı denizlerle çevrili yazları sıcak kışları serin diye anlatınca biz atlayıverdik geri kalanını dinlemeden 🙂 Ya da ruhumuzun ne kadar dayanıklı olduğunu görmesi gerekiyordu. Bazı okuyucularımız daha neler var dünya da diyecek belki ama benim kast ettiğim şey, yaşadığımız coğrafyanın bizim kendimizi keşfetme potansiyelimize destek olan bir coğrafya olmayışı.

Yaşadığımız aileler dahi çoğu zaman bir birey yetiştirme bilincinden çok uzak. Kendi kopyaları olan klonlar yetiştirme telaşındalar. Yavruları öyle olmayınca da, kendi yetiştirdiği kendi parçası olan çocuğunu reddetmeye kadar giden bir sürece hiç çekinmeden girebiliyorlar. Ne acı değil mi oysa çocuk sadece parlamak istemişti. Sadece kendi ihtişamını fark etmişti. Sadece yolun başka olmasını istemişti.

İşte bu yüzden zor bir coğrafyada yaşıyoruz. Kendimizi parlatmak için kendi kirlerimizi temizlemek, kendimizi cilalamak zorundayız. Her ciladan sonra kendi bir kir atılsa dahi vazgeçmeyecek kadar da güçlü olmalı ruhumuz.

Parlamamız gerekiyor dostlar. Kendimizi fark etmemiz gerekiyor. Zaman da geçiyor çünkü. İmza bırakmamız gerekiyor bu dünyaya. O bu dünyadan geçti ve onun gibisi gelmez demeleri lazım arkamızdan. Çünkü hepimiz özel ve biriciğiz. Hepimiz bu muhteşem alemin biricik parçalarıyız. Hepimiz bu dünyayı daha güzel bir yere getirmek için gönderilmiş özel ruhlarız. Bu yüzden artık ben olmam demek yerine neden olmadım diye sorup kendimizi parlatmamız lazım. Kendini keşfetmeye bir yerden başlaman lazım. Ne duruyoruz?

Sevgiler..
Esra Bıçakcı

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir