Özümü Sözüme Mühürlüyorum

Işığın yolu birdir, ışık evrenseldir  . Bu süreçte kendinize izin vererek yol alabilirsiniz ve bunu her an yapabilirsiniz. Tüm bu adımları takip ettikten sonra  , ne kadar hafiflediğinize dikkatinizi verin.

Ve şimdi birinci tekil şahısa (sana) dönüyorum  ,  sen ve ben varız sadece burada,  sen bensin çünkü ve ben de sen.

Uzun zamandır sen ve ben BİRİZ.

Sana bildiğin ama unuttuğun ‘’sözün gücü’’ ve onun mührüyle geldim.

Sevgi olduğun gerçeğini sana unutturdular uzun zaman oldu.

Şimdi burada hatırlamaya geldin, hatırla o halde, hakkındır.

Yavaş ve sessizce  ve bazen de derinden yol alıyorum, içime girenler oluyor sevgiyle ;  çıkanlar oluyor hışımla, artık garipsemiyorum, uzun zamandır da (şükranla)o enerjinin içine düşmüyorum, içimdeki sevgiyi bazen gökyüzünde gördüğüm bir bulutla ya da bir yudum su ile besliyorum, içimde ve dışımda birim, saydamlığı seçeli çok oldu, bu yolumu aydınlatan ilk fenerimdir.. Kalbime güvenerek yol alıyorum, bazen nar ağacının o büyülü tomurcuklarına bakıp nasıl eşsiz bir mucizenin dünyasına uyandığıma şaşırıyorum    her adımımım aşktan olduğunu artık kabul ediyorum, kendime izin veriyorum.

Bana sunulan güzellikleri fark etmeye ve onların yaşamıma akmasına izin veriyorum, sessizce ve bazen de gürültüyle söylüyorum şarkımı, duyan herkes dönmüyor yüzünü ama hisseden herkes kalbini dönüyor buraya, ; sevgiye ve bir olmaya doğru, şimdi ve tüm zamanlara doğru, içim biliyor, kollektif bilinç hazır oldukça akacak bilgi hücrelerimden, izin veriyorum.

Geldiği kadar ve geldiği ölçüde paylaşmaya, ben (yani sen)sevginin ırmağında yıkanırken buldum kendimi, saydam bir düş gibi, perde yoktu, gördüğüm sadece ışığın(suyun)  avucumda akması kadar akışkan ve aynı zamanda hafızalı olduğu idi.

O AN.

Temizleniyorum ve arınıyorum her dakika,  okuyan   herkes  şifalansın  diye yazıyorum. Ben aslında senin için yazıyorum tüm bunları, oku ve hisset diye BİR’im.

Sevgi olmayan her şeyden arınıyorum, arınmanın sert olmasına gerek yok, her şeyi yumuşakça kabul ediyorum ve izin veriyorum. İzin verdiğim her şey benim hakkımdır, bütündür, artık biliyorum.

İçimdeki bildiğim ve bilmediğim beni bloke eden, olduğum beni yaşamama engel olan her şeyden özgürleşmeye, arınmaya ve temizlenmeye niyet ediyorum. Bu niyetimi kalbime inanarak ve yine kalbime mühürlüyorum.

 Ben(sen) kutsal olan birin saflığında, kutsal olan bahçenin saflığındayım, tam buyum, eksik ya da fazla değil, iyi ya da kötü değil, tüm bakış açılarından arınarak ve hiç birinden etkilenmeyerek, tüm özümle ışığın içimde koşulsuz sevgi olarak var olmasına izin veriyorum.

Tanrı bile Nuh tufanı sonrası pişmanlığını belirtti ve anlaştı Nuh ile, ’’Yayımı bulutlara yerleştireceğim ve bu yeryüzü ile anlaşmanın belirtisi olacak’’ dedi. (Tevrat ,yaratılış Yar.9: 16 ) O halde neyi affedemez insanoğlu, neyin kibrine düşer. Neden hepimiz   gökyüzüne  bakıyoruz artık, ne arıyoruz orada(İNSANLIĞA VERİLEN SÖZÜ MÜ) bulutlar hep oradaydı oysa. .

Uyandıkça insan, perde aralanır ve perde kalktıkça söz mühürlenir.

O halde mühürlüyorum sözümü buraya: Işığım daima ve  ben yürüdükçe toprak anaya akacak ve aynı anda kaynağın sevgisi ile dolacak  ;  yürüdükçe herkes şifalanacak,  gözüme değen her göz sevgi dışında bir gerçek göremeyecek, ışığım her daim ve parlayacak, arınıyorum adım adım adımla arınıyorum, sevgiyle çoğalıyorum, sevginin tek gerçek ‘’kutsal’’ olduğunu biliyorum ve onu her yerde görmeyi seçiyorum, kökleniyorum yaşama, yaşamı coşkuyla yaşamayı seçiyorum, bunun önünde var olan ya da bilmeden yarattığım tüm blokajlarımdan hemen şimdi kolaylıkla arınıyorum.

Günlerdir yazıyorum, oku diye yazıyorum, okudukça  şifalan  diye, hatırla diye canım insan varlığı .. Temiz bir kalp bak nelere kadir Homeros söylemiş ,artık çocuklar bile biliyor ve yüzyıllardır söyleniyor

Başının üzerinde taç çakranda  bir pencere açıldığını hayal  et, oradan ilahi olan (ya da sen nasıl tanımlıyorsan)bir ışığın yukarıdan aşağı doğru içine girdiğini düşün(güzel olsun  düş’ün  burada  ,ne zengin dilimiz var , bak  şu eş sesli sözcüklerin bize yaptığına, şimdi bunu da düşün ), mavi ve beyaz olsun ışığın rengi, tüm bedenini ve daha ötesini gezsin bırak, tüm kalbinle ve teslimiyetinle sevgiyi hisset, bırak dolaşsın bedeninde o sıcak his, sarıp sarmalasın seni, güvendesin ve her şey yolunda desin sana ,izin ver.

Her organının şifalandığını düşün, ışık içinden geçerken, geçemeyip tıkandığı bir yer mi var, ağrı mı oluştu, bildiğin ya da bilmediğin tutunduğun bir enerji mi var, fark et  dikkatini ver  ve bırak orası da sevgiyle sarmalansın, ellerinden parmak uçlarına değin, bacaklarından ayak uçlarına değin hisset, buradayım diyecek sana o sıcacık sevgi, buradayım seni hiç unutmadım ve seni hiç bırakmadım ışığım.

 Tüm bedenin ve ötesi ışıkla temizlenene kadar izin ver sevgiye ve başının hemen üstünden giren mavi beyaz ışıkla, tabanlarından akan ışık  aynı renk olana değin, izin ver aksın.

O zaman mühürle sözünü tam o an da .

Söyle ;  kanal olduğum bu sevgi enerjisinin önce beni temizlemesine izin verdim ve şimdi de dünyaya akıtıyorum, derine ve daha derine doğru gidiyor, artık ulaştığı her noktaya şifa dağıtacak ,oradan geçen her canlı şifalanacak.

Alıyorum ve mühürlüyüm ben sevgiyle birim.
Alıyorum ve mühürlüyorum kendimi kucaklıyorum.
Alıyorum ve mühürlüyorum yeryüzünü sarıp sarmalıyorum .
Alıyorum ve mühürlüyorum gücümü kabul ediyorum, bir olduğum gerçeğine varıyorum.
Alıyorum ve mühürlüyorum ben BEN’im , ben BİR’im .
Alıyorum ve mühürlüyorum (ilahi olanın) O’nun yansıması ve en saf ışığını taşıyorum ve dünyaya mühürlüyorum.
Gün içinde enerjin mi düştü, buraya dön yüzünü ve yap bu kısacık meditasyonu, iyi gelecek söz veriyorum.
Işık beni nasıl temizleyecekmiş diyenlere, ışık ; odanı aydınlatmıyor mu, sen düğmeye basınca, seni de aydınlatır inan bana, bul düğmeni ve bas ona.
Yaşam gücüm ve sevgimle, bütüne değsin diye hepimiz için bastım düğmeme, senin için yazdım canım insan varlığı.
Işıkla..

Sibel Eşiyok

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir